Rahmet ve Tevbe Kapısı
Sesli Eser Dinletisi
Rahmet Kapısı Mescidi’nin 1300 Yıllık Serüveni
Kapının Konumu
Rahmet Kapısı, Mescid-i Aksâ’nın doğu surunda, Esbât Kapısı’na yaklaşık 200 metre mesafede yer alır. Kapının dış cephesi, Bâbürrahme Mezarlığı’nın içindedir.
Kapının İsimleri ve Kur’anî Bağlantısı
Beytülmakdis müezzinlerinden Ebû Avvâm’ın rivayetine göre, Abdullah bin Ömer ve Abdullah bin Amr’dan şöyle nakledilmiştir: Kur’ân-ı Kerîm’de Hadîd Sûresi 13. ayette bu kapıya işaret edildiği belirtilir:
“O gün münafık erkeklerle münafık kadınlar, iman edenlere ‘Bize bakın da sizin nurunuzdan bir parça ışık alalım’ derler. (Onlara) ‘Arkanıza dönün de nur arayın’ denilir. İşte o sırada aralarına bir duvar çekilir; onun iç tarafı rahmet, dış tarafı ise azaptır.”
Bu sebeple kapıya Rahmet Kapısı denilmiş; zira Mescid-i Aksâ’nın içi rahmeti, dış tarafı ise cehennem vadisini temsil etmektedir.
Kapının Tarihi
Rahmet Kapısı, Mescid-i Aksâ’nın en eski kapılarından biridir. Emevî Halifesi Abdülmelik bin Mervân dönemine uzanan köklü bir geçmişi vardır. Yaklaşık 1300 yıl önce inşa edilen bu kapı, Kudüs surları ile Mescid-i Aksâ’nın doğu cephesini birbirine bağlamıştır.
Kapının Mimari Özellikleri
Kapı 11,5 metre yüksekliğinde olup iki kemerden oluşmaktadır. Dışarıdan girildiğinde sağdaki kemere Tövbe Kapısı, soldakine ise Rahmet Kapısı denilir. Surdan daha yüksek bir seviyede bulunan kapıdan içeri girildiğinde, merdivenlerden aşağı inilir ve geniş, kubbeli bir mescid ile karşılaşılır.
İmam Gazâlî hazretleri burada inzivaya çekilmiş, dersler vermiş ve İslam dünyasının en kıymetli eserlerinden İhyâu Ulûmi’d-Dîn’i bu mekânda kaleme almıştır.
Kapıya yakın olan Bâbürrahme Mezarlığı’nda sahâbeden Ubâde bin Sâmit ve Şeddâd bin Evs (radıyallahu anhümâ) metfundur.
Hristiyan inancına göre Hz. İsa (aleyhisselâm) Kudüs’e ilk defa bu kapıdan girmiştir ve tekrar geldiğinde yine bu kapıdan girecektir. Yahudi inancında ise beklenen Mesih, Zeytin Dağı’ndan gelerek bu kapıdan Kudüs’e girecektir. Bu sebeplerle tarih boyunca kapıya büyük kutsiyet atfedilmiştir. Selâhaddin Eyyûbî, güvenlik gerekçesiyle kapıyı kapatmıştır.
Rahmet Kapısı Mescidi’nin Tarihî Süreci
Kapı ile bitişik mescit, Abbâsîler dönemine kadar açık kalmış; ardından Haçlılar tarafından işgal edilerek Paskalya döneminde açılmış ve kutsallaştırılmıştır. Selâhaddin Eyyûbî’nin Kudüs’ü fethetmesinden sonra güvenlik gerekçesiyle kapı kapatılmış, mescit ise ibadet mekânı olarak yeniden ihya edilmiştir. Memlükler ve Osmanlılar döneminde mescit önemini artırmış, Mevlevî dervişleri burada aktif olmuştur.
İngiliz işgali döneminde getirilen kısıtlamalar nedeniyle kullanım azalmış olsa da, Ürdün dönemine kadar açık kalmıştır. 1967’deki İsrail işgaliyle birlikte mescit tamamen kapatılmıştır. Ancak 1992’de İslami Miras Komisyonu burayı merkez edinerek 11 yıl boyunca dini ve sosyal faaliyetlere ev sahipliği yapmıştır. 2003’te İsrail yönetimi burayı yeniden kapatmıştır.
Kilitlerin Kırılması ve 2019 Direnişi
2003’ten sonra yalnızca şeriat okullarının sınav salonu olarak kullanılan mescit, 2019 yılı Şubat ayında Kudüslü Müslümanların kitlesel direnişiyle yeniden açıldı. İşgal güçlerinin koyduğu demir kapı, halkın kararlı müdahalesiyle kırıldı ve on binlerce kişi mescitte cuma namazı kıldı.
Günümüzdeki Durum
Rahmet Kapısı, dışarıdan kapalı olsa da iç kısmı bugün mescit olarak kullanılmaktadır. Cemaat gönüllü olarak imamlık yapmakta, seccadeler serilmiş ve beş vakit namaz için sürekli açık tutulmaktadır. Ancak İsrail yönetimi mescidin bakımını ve onarımını engellemektedir. Şeyh Ömer el-Kisvânî, mescidin hem iç hem dış cephesinin acil onarıma muhtaç olduğunu, yağmur sularının içeri sızarak nem ve rutubet oluşturduğunu ifade etmektedir.
Ayrıca işgal güçleri, mescide girişlerde sık sık engeller çıkarmakta, ayakkabılıklara el koymakta, kadın ve erkek saflarını ayıran paravanları yasaklamakta ve cemaat üzerinde baskı uygulamaktadır.






